Bankaları Zengin Ediyoruz

Az önce İnsan ve Hayat Dergisi'nin eski sayılarından Ocak 2013 dönemine ait 35. sayıyı edergim.com üzerinden online okurken İbrahim GÜN Bey'in "Yarıya Kadar Borca Battık" yazısı dikkatimi çekti. 7 yıl önceki manzara şimdiki ile benzermiş. Muhakkak şimdi daha da kötü olmuştur. O gün kaleme alınan ifadeleri sizler için buraya ekliyorum:


Evet artık insanlar yakınlarından para isteyip onlara borçlanmak yerine bankalardan para istiyor. Yakınlarından neden para istemiyor bunun çeşitli sebepleri olabilir ancak başlıcaları şunlar olabilir:

* Biliyor ki onlarda da para yok. Herkes borçlu çünkü.
* Akraba ve arkadaşlarla artık eskisi gibi samîmî ilişkiler kurulmuyor. Her ilişki menfaat üzerine kurulmuş durumda. Eski dostluklar kalmadı.

Borçlanmaların harcanabilir gelire oranı günümüzde hangi seviyelerdedir bilmiyorum ancak bankalardan borç ala ala adamları zengin ettiğimizin farkındayım. Bu da ülkemizde en fazla kazanç elde eden kurumları arasında bankaları görmemize sebep oluyor. Yazımı sosyal medyada dolaşan bir görselle genişletmek istiyorum:


İşte görüyorsunuz Almanya ve Türkiye'deki vergi rekortmeni kurumları. Almanya'da teknoloji ve otomotiv devleri üreterek ülkelerine vergi verirlerken; Türkiye'de ise devler koltuğunda bankalar var. Merkez Bankası başta olmak üzere Ziraat, İş, Yapı ve Kredi, Garanti ile Vakıflar Bankası hiçbir üretim yapmadan tamamen faiz batağı ile Müslüman ülkemde rekor kırıyorlar. Gavur Almanya'da üretim varken, Müslüman Türkiye'de tüketim ve faiz var. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu öyle değil mi? Ne hâllerdeyiz biz böyle?

Eyyy Almanya!!!

Yorum Gönder

2 Yorumlar